Mustafa FAZLIOĞLU – Elektrik Mühendisi (İTÜ ’90)
1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi sıralarından mesleğe adım attığımdan bu yana dünyayı bir elektrik mühendisinin merceğinden okuyorum. Geriye dönüp baktığımda net bir hakikat görüyorum: Elektrik mühendisliği sadece modern hayatın omurgası değil, aynı zamanda evrendeki muazzam tasarımı anlamanın en somut anahtarıdır.
Bizler şebekelerde elektronları yönetir, enerjiyi taşır ve milisaniyelik frekans sapmalarına dahi izin vermeyen sistemler kurarız. Tek bir parametrenin kontrolden çıkması koskoca bir şehri karanlığa gömmeye yeter. Ancak başımızı kaldırıp kainata baktığımızda, bu hassas dengenin katbekat büyüğünün evrenin özünde var olduğunu görürüz.
İTÜ’de öğrendiğimiz Maxwell Denklemleri yalnızca santrallerde değil; gezegenleri koruyan manyetik kalkanlardan beyinde iletilen nöronal akımlara kadar tüm evrende kesintisiz çalışır. Atom etrafındaki elektronların çekim kuvvetinden kalbimizin biyolojik elektrik uyarısına kadar her şey, trilyonda birlik bir sapmaya dahi müsaade etmeyen ilahi bir ayarla kurgulanmıştır.
Bu mühendislik harikası sadece elektrik akımlarında değil, doğanın her bir hücresinde kendisini gösterir. Bir ana rahmi, mikroskobik veri yüklü tek bir hücreyi işleyip dokuları, organları ve sinir ağlarını kusursuzca inşa eden dünyanın en gelişmiş üç boyutlu biyolojik yazıcısı gibi çalışır. Ufacık bir elma çekirdeğine kodlanmış devasa ağaç yazılımını toprak en ideal ortamla işleyip hayata geçirir. Bir ayçiçeği tarlasına baktığınızda ise binlerce bitkinin Güneş’in hareketini milimetrik bir senkronizasyon ve enerji optimizasyonuyla takip ettiğini görürsünüz.
Şehir şebekelerini ve otomasyon sistemlerini ayakta tutmak için binlerce hesaba ihtiyaç duyarken; doğadaki bu kodların, milyarlarca galaksinin ve elektromanyetik akışların tek bir salise bile kaosa sürüklenmeden işlemesi tesadüf olamaz. Evrenin Sahibi, kainatı kusursuz bir nizam, biyolojik yazılım ve enerji dengesiyle tasarlamıştır.
Elektrik mühendisliği sadece kablolardan veya trafolardan ibaret değildir; maddenin özündeki enerjiyi, biyolojideki kodları ve o muazzam ilahi mühendisliği okuma sanatıdır. Bize düşen, bu evrensel nizamı kavrayıp ilmi insanlığın hizmetine sunmaya devam etmektir.

