Haluk Bozali, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin sahada yeterince uygulanmadığına dikkat çekerek; denetim eksikliği, maliyet kaygısı ve yetkisiz iş gücü kullanımının vatandaşın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Bozali, çözüm için bağımsız, yeminli ve meslek odalarının da dahil olduğu yeni bir denetim modelinin şart olduğunu belirtti.
Bir binanın en kritik güvenlik sistemlerinden birini elektrik tesisatının oluşturduğunu belirten Haluk Bozali, hatalı iç tesisat uygulamalarının yangın, elektrik çarpması ve can kayıplarına yol açan ciddi bir güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekti.
16 Haziran 2004 tarihli ve 25484 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin yalnızca teknik bir mevzuat değil, can ve mal güvenliğini teminat altına alan temel bir çerçeve olduğunu hatırlatan Bozali, “Bugün sahadaki en büyük sorun, bu çerçevenin kâğıt üzerinde var olması fakat uygulamada yeterince karşılık bulamamasıdır” dedi.
“Mevzuat Var, Sahada Uygulama ve Denetim Yetersiz“
Elektrik tesisatçılığının eğitim, deneyim ve azami dikkat gerektiren hayati bir meslek olduğunun altını çizen Haluk Bozali, yönetmeliğin sahada tam olarak uygulanamamasının arkasında üç temel neden yattığını belirtti: yeterince denetim yapılmaması, maliyet kaygısı ve ucuz ile yetkisiz iş gücü kullanılması.
Denetim zincirindeki aksaklıklara işaret eden Bozali, yasal süreci ve yaşanan aksaklıkları şu sözlerle özetledi:
“İnşaat ruhsatı alınmadan önce elektrik tesisatçısı belli olmalı ve Serbest Tesisatçı Belgesi (STB) yapı denetim kuruluşuna teslim edilmelidir. Yapı denetim kuruluşu, STB’yi ruhsat eki dosyasına koyarak belediyedeki kontrol mühendisine vermek zorundadır. Şantiye şefi olan inşaat mühendisi de belgeleri Şantiye-M sistemi üzerinden Bakanlık sistemine yüklemelidir. Kısacası; yapı denetim kuruluşu, belediye ve şantiye mühendisi koordineli çalışmak zorundadır. Fakat bugüne kadar bu denetimlerin gerektiği gibi yapıldığını söylemek zordur. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri de personel azlığı ve iş yükü sebebiyle süreci yeterince takip edememektedir. Denetim mekanizması sağlıklı işlemediğinde yönetmelik kâğıt üzerinde kalmaktadır.”
“Maliyet Baskısı ve “Korsan Tesisatçı” Tehlikesi“
Tesisat maliyetini düşürmek adına güvenlikten taviz verilmesinin uzun vadede çok daha büyük felaketlere yol açacağını belirten Bozali, kalitesiz malzeme ve kontrolsüz işçiliğin bina teslim edildikten sonra yangın ve can kaybı riski olarak geri döndüğünü ifade etti. Sektörde eğitimli, diplomalı, odaya kayıtlı ve vergiye tabi ustaların çalışmasının yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Haluk Bozali, piyasadaki usulsüzlüklere karşı uyarılarda bulundu:
“İnşaat maliyetini düşürmek isteyen bazı müteahhitler, ‘korsan’ olarak tabir edilen ve yetkinliği belli olmayan kişilere iş yaptırmaktadır. Bunun da ötesinde, yetkili imza sahibi tesisatçılardan imza kiralayarak bu kişilerin sahada çalışmasına olanak tanınmaktadır. İmza, yalnızca bir formalite değil; yapılan işin teknik ve hukuki sorumluluğunu üstlenmektir. İmzanın kiralanması ve yetkisiz kişilerin denetimsiz çalıştırılması, doğrudan can güvenliğini ilgilendiren bu alanda kabul edilemez.”
Yetkisiz kişilerce yapılan tesisatlarda yanlış kablo kesiti, hatalı bağlantı, eksik topraklama ve kalitesiz malzeme kullanımının bina kullanıma açıldıktan sonra zamanla yük altında ısınma, ark ve yangın riskine dönüştüğünü vurgulayan Bozali, elektrik tesisatının deneme yanılma yöntemiyle yapılamayacağını kaydetti.
“Çözüm Önerisi: Bağımsız, Yeminli Denetim ve Havuz Sistemi“
Aşılması gereken temel sorunun mevzuat eksikliği değil, mevcut mevzuatın sahada uygulanmaması olduğunu belirten Haluk Bozali, çözüm yolunu şu maddelerle açıkladı:
- Bağımsız Denetim ve Havuz Modeli: Bağımsız, yeminli ve özel sektör tarafından denetleme yapılabilecek bir mekanizma tasarlanmalıdır. İnşaatlarda her işi ve ustayı denetleyecek bir sistem kurulmalı; denetim ücreti, yapı denetim şirketlerinde olduğu gibi bir havuz sistemi üzerinden alınmalıdır. Aksi takdirde müteahhidin getireceği her kontrol raporu şaibeli kalacaktır.
- Mesleki Eğitim ve İş Ahlakı: Müfredata iş ahlakı ve iş disiplini gibi dersler eklenmelidir. Teknik bilgi kadar mesleki sorumluluk bilinci de hayati önem taşımaktadır.
- Meslek Odalarına Denetim Yetkisi: Meslek odaları yapılan tesisatları ve elektrik teknisyenlerini denetleyebilmeli, gerekli durumlarda yaptırım uygulayabilmelidir. Yetkisiz işçilik ve imza kiralama ancak bu şekilde engellenebilir.
Açıklamasını Atatürk’ün ilkesiyle tamamlayan Bozali, “Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği’nin amacı evrak tamamlamak değil; güvenli yapılar ve insan hayatını koruyan tesisatlar oluşturmaktır. Kurucu önderimiz Atatürk’ün ‘Görevini en iyi yapan, vatanını en çok sevendir’ sözü, mesleki sorumluluğumuzun temel rehberidir” ifadelerini kullandı.
www.elektrikhaber.com haber merkezi / Mustafa FAZLIOĞLU

