Mühendisçe Bir Gelecek İçin: EMO’da Değişim ve Ortak Akıl Zamanı

Mühendisçe Bir Gelecek İçin: EMO’da Değişim ve Ortak Akıl Zamanı

Mustafa Fazlıoğlu / Elektrik Mühendisi İ.T.Ü

Şube seçimlerimizin eşiğindeyken, sadece bir sandık sürecine değil, mesleğimizin ve onurumuzun kalesi olan Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) geleceğine dair bir muhasebe yapma vaktindeyiz. 1954 yılında 6235 sayılı kanunla kurulan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) çatısı altında hayat bulan EMO, yetmiş yıla yaklaşan tarihinde her zaman bilimin, tekniğin ve kamu yararının savunucusu olmuştur. Ancak bugün geldiğimiz noktada, değişen dünya koşulları ve mesleğimizin kronikleşen sorunları karşısında “yeni bir soluk” ve “mühendisçe bir duruş” sergilemek zorunluluk haline gelmiştir.

Tarihsel Miras ve Ortak Gelecek

EMO, Türkiye’nin elektrifikasyon sürecinden sanayileşme hamlelerine kadar her aşamada teknik görüş bildiren, üyelerinin haklarını savunan köklü bir çınardır. Bizlere düşen görev, bu mirası sadece korumak değil, onu çağdaş ülkelerdeki muadilleriyle yarışır, dijital dönüşümü tamamlamış ve uluslararası standartlarda akredite bir kurum haline getirmektir.

Birlikte Yönetim: Siyaset Üstü, Meslek Odaklı

Odamızın kapısı, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm meslektaşlarımıza sonuna kadar açık olmalıdır. EMO bir siyasi partinin arka bahçesi ya da sadece belirli bir grubun temsil alanı değil; elektrik, elektronik, haberleşme, kontrol ve biyomedikal mühendislerinin ortak evidir.

  • Birlikte Yönetim: Karar alma mekanizmalarında “ben” değil, “biz” diyen, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı.
  • Mühendisçe Yaklaşım: Her üyemize ideolojik önyargılardan arınmış, liyakat ve mesleki etik değerleri merkeze alan bir tutum.

Sorunlara Çözüm, Haklarımıza Güvence

Genç mühendislerimizin işsizlik kaygısı, kamuda çalışan meslektaşlarımızın özlük hakları ve serbest müşavir mühendislerimizin (SMM) yaşadığı haksız rekabet, çözüm bekleyen öncelikli konularımızdır.

  • Hakların Korunması: Mühendisin imza yetkisinin değersizleştirilmesine, düşük ücret politikalarına ve güvencesiz çalışmaya karşı hukuki ve sosyal zeminde en güçlü savunuculuğu yapacağız.
  • Katma Değer Üretmek: Odayı sadece aidat toplayan bir yapıdan çıkarıp; üyelerine teknik kütüphaneler, laboratuvar imkanları ve yeni iş modelleri sunan bir “merkez” haline getireceğiz.

Sürekli Eğitim ve Gelişim

Teknolojinin her gün kabuk değiştirdiği bir çağda, mühendislik eğitimi okul sıralarıyla sınırlı kalamaz. EMO, üyelerinin eğitimlerini tamamlayıcı; Yapay Zeka, Enerji Dönüşümü, Akıllı Şebekeler ve Endüstri 4.0 gibi alanlarda sertifikasyon ve uzmanlık programları düzenleyen bir okul misyonu üstlenmelidir.

Sahanın Çilesi: Periyodik Kontroller ve Kaybolan İtibar

Elektrik mühendisliği, sadece masa başında projelendirme yapmak değildir; bizler aynı zamanda sahanın, yüksek gerilimin ve can güvenliğinin bekçileriyiz. Ancak bugün, özellikle elektrik tesisatı periyodik kontrollerinde meslektaşlarımız büyük bir kıskaca alınmış durumdadır. Saha denetimlerinde mühendisin teknik kararları, “iş yürüsün” mantığıyla baskılanmakta; iş güvenliği riski bizzat mühendisin üzerine yıkılmaktadır. Mevzuattaki boşluklar ve denetimlerin kağıt üzerinde kalması için yapılan baskılar, meslektaşlarımızı hem hukuki hem de vicdani bir yük altında bırakmaktadır.

Ücret Politikalarındaki Vahamet ve Emek Sömürüsü

En büyük yaramız ise, yıllarca süren zorlu bir eğitimin ardından karşılaşılan ücret politikalarındaki adaletsizliktir. Bugün bir elektrik mühendisinin asgari ücretin biraz üzerinde maaşlara mahkûm edilmeye çalışılması, sadece bireysel bir kayıp değil, bir meslek grubunun topyekûn değersizleştirilmesidir.

Emeğin Yok Sayılması: “İmza yetkisi” üzerinden kurulan sömürü düzeni, mühendisin teknik bilgisini ve sorumluluğunu hiçe saymaktadır.                                                             

İtibarsızlaştırma: Mühendislik mesleği, piyasa koşullarında “ara eleman” seviyesine çekilmeye çalışılmaktadır. Oysa bizler katma değer üreten, stratejik bir mesleğin mensuplarıyız. EMO olarak, mühendis asgari ücretinin tavizsiz takipçisi olmak ve meslek onurunu maaş bordrolarına yansıtmak zorundayız.

Mezuniyet Sonrası Eğitim: Diplomadan Uzmanlığa

Üniversite kapısından çıktığımız gün aldığımız bilgiler, teknolojinin hızı karşısında kısa sürede yetersiz kalabiliyor. Mesleki eğitimlerin güncellenmesi, bir lütuf değil, mühendisin piyasadaki rekabet gücünü koruması için bir haktır.

Genç meslektaşlarımızın mezuniyet sonrası sudan çıkmış balığa dönmemesi için;

  • Uygulamalı Saha Eğitimleri: Sadece teorik değil, bizzat şantiye ve tesis ortamında güncel ekipmanlarla eğitim,
  • Yazılım ve Otomasyon Entegrasyonu: Klasik elektrik bilgisini modern yazılım dünyasıyla birleştiren sürekli gelişim programları, Odamızın en temel vaadi olmalıdır.

EMO’ya Sahip Çıkma Çağrısı

Değerli meslektaşlarım, EMO’ya sahip çıkmak demek; mesleki onurumuza, emeğimize ve ülkemizin teknik geleceğine sahip çıkmak demektir. Seçimler bir rekabet alanı değil, daha iyiyi inşa etme fırsatıdır.

Gelin, bu dönemde odamızı;

  1. Bilimin rehberliğinde modernleşen,
  2. Üyesinin her sorununda yanında olan,
  3. Türkiye’nin enerji ve teknoloji politikalarında sözü dinlenen,
  4. Kapsayıcı ve demokratik bir yapıya kavuşturalım.

Sonuç Olarak: Mühendis Boyun Eğmez, Değerini Geri Alır!

Emeğimizin yok sayılmasına, itibarımızın zedelenmesine ve teknik uzmanlığımızın piyasa dişlileri arasında ezilmesine daha fazla seyirci kalamayız. Bizler, Türkiye’nin enerjisini yönetenler olarak hak ettiğimiz değeri alana kadar mücadele edeceğiz. EMO, bu mücadelenin sarsılmaz kalesi olacaktır.

Mühendisçe bir gelecek, güçlü bir EMO ile mümkündür. Mühendisçe bir yaşam ve onurlu bir gelecek için, gelin bu düzeni birlikte değiştirelim!