Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda iş dünyasından eğitime, üretimden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm yaratıyor. Dünya genelinde şirketlerin teknoloji yatırımları hızla artarken, yapay zekânın ekonomik büyümede de önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Araştırmalara göre yapay zekâ destekli teknolojilerin küresel ekonomiye önümüzdeki yıllarda trilyonlarca dolarlık katkı sağlaması öngörülürken, şirketlerin önemli bir bölümü yapay zekâyı verimlilik ve rekabet avantajı için kullanmaya başladı…
Türkiye’de de yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki çalışmalar hız kazanırken, gençlerin teknolojiye olan ilgisi dikkat çekiyor. Türkiye’nin 15-34 yaş aralığında yaklaşık 27 milyon genç nüfusa sahip olması, teknoloji ve girişimcilik alanında önemli bir potansiyel oluşturuyor. Uzmanlar, bu genç nüfusun doğru eğitim ve yetkinliklerle desteklenmesinin Türkiye’nin gelecekteki rekabet gücü açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme değil, gençler için yeni fırsatların kapısını açan önemli bir dönüşüm olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Yapay zekâ artık hayatın her alanında etkisini gösteren büyük bir değişim süreci. Bugün dünyanın en büyük şirketlerinden küçük girişimlere kadar birçok kurum, yapay zekâ destekli çözümlerle daha hızlı ve verimli çalışmanın yollarını arıyor. Gençlerimiz için de önemli fırsatlar ortaya çıkıyor. Geçmişte bir iş kurmak için büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerekirken, bugün teknoloji sayesinde daha küçük ekiplerle küresel ölçekte işler geliştirmek mümkün hâle geldi.
Ancak bu dönemde en önemli konu, gençlerimizin teknolojiyi yalnızca tüketen değil, üreten tarafta yer almasıdır. Yapay zekâ, yazılım bilen kişiler kadar; mimarlık, mühendislik, finans, iletişim ve birçok farklı alanda çalışan profesyoneller için de önemli bir araç hâline geliyor. Kendini geliştiren, yabancı dil öğrenen, dijital becerilerini artıran ve yeniliklere açık olan gençler geleceğin dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olacak.
Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri genç ve dinamik nüfusudur. Yaklaşık 27 milyon genç insanımızın sahip olduğu potansiyeli teknoloji, eğitim ve girişimcilik ekosistemiyle destekleyebilirsek ülkemiz adına çok önemli başarı hikâyeleri ortaya çıkacaktır. Yapay zekâyı insanın yerini alan bir teknoloji olarak değil, insanın üretkenliğini artıran bir fırsat olarak görmeliyiz. Geleceği şekillendirecek olanlar, bu dönüşümü takip eden değil, yön veren gençler olacaktır.” dedi.

