İnşaat Sektöründe Elektrik Enerjisinin Etkin Kullanımı ve Aydınlatma Projelerindeki Genel Durum Analizi

Araştırmacı Yazar Elektrik Mühendisi Sedat Mısır

Günümüzde kalkınmışlık düzeyi artık “ne kadar çok enerji tükettiğimizle” değil, “o enerjiyi ne kadar verimli kullanıp ne kadar yüksek katma değer yaratabildiğimizle” ölçülüyor. Peki, Türkiye olarak biz bu denklemin neresindeyiz?

Araştırmacı Yazar Elektrik Mühendisi Sedat Mısır, kaleme aldığı son incelemesinde inşaat ve aydınlatma sektöründeki acı tabloyu gözler önüne sererken, geleceğe yönelik hayati reçeteler sunuyor. Veriler net: Türkiye’de kişi başına düşen enerji tüketimi OECD ortalamasının beşte biri seviyesindeyken, enerji yoğunluğumuz OECD ortalamasının tam iki katı! Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre ülkemizdeki bu verimsizlik oranı %38 civarında seyrediyor. Bu da enerjiyi ne yazık ki hoyratça ve israf ederek tükettiğimizin en açık kanıtı.

4 Milyar TL’yi Aşan Tasarruf Potansiyeli

Elektrik enerjisinin en yoğun tüketildiği alanların başında konut ve sanayi sektörü geliyor. Dolayısıyla enerji tasarrufunda öncelikli hamle yapılması gereken yerler de yine bu alanlar. Yapılan ulusal araştırmalar, doğru adımlarla;

  • Sanayide %20,
  • Bina ve hizmet sektöründe %30,
  • Ulaşımda %15’in üzerinde tasarruf potansiyelimiz olduğunu gösteriyor.

Bu oranların ekonomik karşılığı ise toplamda 4 milyar TL’yi geçkin bir kaynağın çöpe gitmesini engellemek anlamına geliyor.

Aydınlatmada Akıllı Dönüşüm: Lambayı Değiştirmek Yetmez

Ülkemizde üretilen elektriğin yaklaşık %25’inin aydınlatmada kullanıldığı göz önüne alındığında, aydınlatma projelerinin önemi daha net anlaşılıyor. Bir dönemin popüler tercihi olan akkor flamanlı lambalar, enerjinin büyük kısmını ışığa değil ısıya dönüştürerek ciddi bir israfa yol açıyor. Kompakt florasanlar ve özellikle son yılların gözdesi LED teknolojileri çok daha ekonomik alternatifler sunsa da mesele sadece ampulü değiştirmekle bitmiyor.

Gerçek bir tasarruf için mekanların lüzumuna göre aydınlatılması, homojenlik hesaplarının doğru yapılması ve projelendirme aşamasında “akıllı sistemlerin” devreye sokulması şart.

Doğru Aydınlatma İçin Altın Kurallar:

  • Randımanı yüksek lambalar seçilmeli, fuzuli alanlar boş yere ışıklandırılmamalıdır.
  • Gün ışığından (doğal aydınlatmadan) azami ölçüde yararlanılmalıdır.
  • Gerekli yerlerde anahtarlar yerine hareket sensörleri ve fotoseller kullanılarak zamandan ve enerjiden tasarruf edilmelidir.
  • Merdiven aydınlatmalarında sensörlü armatürler; yol ve çevre aydınlatmalarında ise civa buharlı lambalar yerine yüksek/alçak basınçlı sodyum buharlı lambalar veya LED’ler tercih edilmelidir.

Projeler Yarınların Türkiye’sini İnşa Edecek

Aydınlatmada kaliteden, konfordan ve iş performansından ödün vermeden tasarruf sağlamak mimari ve mühendislik vizyonu gerektirir. Sektör temsilcilerine ve proje müelliflerine seslenen Sedat Mısır, şu hayati çağrıyla yazısını noktalıyor:

“Yarınki Türkiye’nin projecileri olarak, yapılacak aydınlatma proje çalışmalarınızı bu kriterler doğrultusunda verimli sistemler kullanıp, tüketimde tasarruflu olduğu kadar da toplumda tasarruf bilinci oluşturan niteliklerde üreteceğiniz projelerinizle ulusal ve uluslararası platformda tercih edilen hale gelip, ülkeler ekonomisine katkı sağlayacağınızdan şüphem yoktur.”