FQC STANDARD Uygunluk Değerlendirme A.Ş. tarafından gerçekleştirilen 5.700’ü aşkın elektrik periyodik kontrolünün sonuçları açıklandı. Ortaya çıkan tablo can ve mal güvenliği açısından tam bir alarm niteliğinde: Tesislerin %82’si “uygunsuz” bulundu.
İSTANBUL – Türkiye sanayisi ve ticari işletmelerinde elektrik güvenliği ciddi bir krizle karşı karşıya. FQC STANDARD verilerine göre, son bir yılda yapılan binlerce denetimde çarpıcı sonuçlar elde edildi. Teknik Yönetici Elektrik-Elektronik Mühendisi Baran Mert Şahin liderliğinde hazırlanan rapora göre, elektrik periyodik kontrollerinde incelenen her 5 rapordan 4’ü “uygun değildir” kanaatiyle kapatıldı.
Sanılanın aksine, bu korkutucu tablonun arkasında devasa mühendislik hataları veya milyarlık yatırımlar değil, ihmal edilen basit önlemler yatıyor. Sektör temsilcileri ve tesis yöneticilerinin dikkatini çekmesi gereken en kritik bulgu, listenin zirvesinde yer alan ve sıfıra yakın maliyetle çözülebilecek basit idari ve teknik eksiklikler oldu.
“En Sık Rastlanan Kusurlar: Basit Ama Ölümcül İhmaller”
Yapılan incelemelere göre elektrik iç tesisatlarında en sık saptanan eksikliklerin başında %79 oranıyla şema, talimat ve devre çizimlerinin bulunmaması geliyor. Acil durumlarda müdahale imkanını sıfırlayan bu eksikliği, can güvenliği için kritik olan yalıtım ve etiketleme hataları takip ediyor.
“Yangın Algılama Sistemleri Birbiriyle Konuşmuyor”
Rapor türlerine göre incelendiğinde en vahim tablolardan biri de %95,7 uygunsuzluk oranıyla Yangın Algılama ve Uyarı Sistemlerinde görüldü. Bu alandaki temel problemin sistemlerin çalışmasından ziyade entegrasyon yeteneğinde olduğu belirtildi. Yangın anında hayati önem taşıyan asansör, turnike ve bina otomasyonu entegrasyonu raporların yarısında sınıfta kaldı. Yıldırımdan korunma sistemlerinde ise en temel eksiklik tesisat projesinin hiç olmaması (%45) olarak kayda geçti.

“Sahadan Çarpıcı Tutanaklar: “Yangın Sistemi Aktif Değil!”
Raporda yer alan uyarılara göre, uygunsuzlukların “basit” olması onların masum olduğu anlamına gelmiyor. İncelenen raporların %69’unda elektrik çarpılması, yangın çıkması veya acil tahliyenin engellenmesi gibi doğrudan can kaybına yol açabilecek en az bir bulgu saptandı. Sahadaki muayenelerden alınan birebir örnekler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor:

“Büyük Vahamet: Kusurlar Tespit Ediliyor Ama Giderilmiyor!
Verinin en sarsıcı noktası ise denetim sonrası süreçte yaşanıyor. QR kod teknolojisiyle takip edilen 1.951 uygunsuz ekipmandan en az 7 gün sonra yeniden kontrole giden 626 ekipmanın yalnızca 6 tanesi uygun duruma getirildi. Uygunsuz çıkan raporların sadece %1,3’ünde bir takip tarihi planlandığı görüldü. Bu durum, periyodik kontrollerin bir güvenlik bariyeri olarak değil, yalnızca bir “kağıt işi” ve bürokratik zorunluluk olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
“Sorumlulara ve İşverenlere 3 Somut Öneri”
Teknik Yönetici Baran Mert Şahin, felaketlerin önüne geçilmesi adına işverenlerin acilen uygulaması gereken 3 adımı şu şekilde özetledi:
En ucuz kalemlerden başlayın: Şema, etiket, izolasyon paspası ve acil aydınlatma gibi maliyeti son derece düşük fakat hayat kurtarma payı en yüksek olan eksiklikleri derhal tamamlayın.
Raporları rafa kaldırmayın: “Uygun değildir” ibaresi içeren raporları arşive koymak yerine her bulgu için bir düzeltici faaliyet başlatın ve giderildiğini takip kontrolüyle belgelendirin.
QR Kod ile izlenebilirlik sağlayın: Ekipmanlarınızı dijital kodlarla kimliklendirin. İzlenemeyen ve ölçülemeyen hiçbir süreç iyileştirilemez. “Bir sonraki periyodik kontrolde bu istatistiğin neresinde duracağınız, bugün vereceğiniz kararlara bağlı. Bizim işimiz tespit etmek; gidermek ise hepimizin işi.” mesajıyla tamamlanan rapor, sanayi ve işletmelerde iş güvenliği kültürünün ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.



