Bir elektrik mühendisi olarak meslek hayatım boyunca devrelere, gerilim düşümlerine ve iletkenlerin mikro yapısına baktım. Ancak bir kabloya elektrostatik alanın penceresinden yaklaştığınızda, sıradan görünen bir bakır telin aslında kâinatın en temel yasalarıyla yönetilen bir fizik sahnesi olduğunu görürsünüz.
Elektrik mühendisliği pratiğinde akımın “artıdan eksiye” (+ → -) doğru aktığını kabul eder, şemalarımızı bu kabule göre çizeriz. Oysa atomik boyuta indiğimizde asıl hikâye başkadır: İletkenin içinde hareket edenler, negatif (-) yüklü serbest elektronlardır ve fiziksel gerçeklikte yönleri eksiden artıya doğrudur. Bir pilin veya üretecin uçları arasında oluşan potansiyel fark (voltaj), kablo boyunca homojen bir elektrik alan yaratır. Bu alanın yarattığı elektromanyetik kuvvet, dış yörüngedeki elektronları artı kutba doğru sürükler.
Peki, trilyonlarca elektron bu yönü nereden bilir? Atomlar kendi aralarında anlaşıp bir karar mı verir?
Tabii ki hayır. Elektronların bir iradesi, bilinci ya da karar mekanizması yoktur. Onlar, üzerlerine etki eden elektromanyetik kuvvete (Maxwell denklemlerinin o zarif matematiğine) milimetrik bir sapma göstermeksizin boyun eğerler. Tıpkı yüksekten bırakılan bir cismin yerçekimi alanında aşağı düşmesi gibi, elektron da elektrik alanın yönlendirdiği doğrultuda hareket etmek zorundadır.
İşte tam bu noktada mühendislik, yerini derin bir tefekküre bırakır. Bilim bize bu hareketin nasıl gerçekleştiğini, denklemlerini ve voltaj hesaplarını verir. Ancak bu değişmez fizik yasalarının neden bu kadar hassas, kararlı ve evrensel bir nizamla işlediğini açıklayamaz.
Elektronun yükünden elektromanyetik kuvvetin sabitine kadar her detay, rastlantısal bir kargaşanın değil; evreni kusursuz bir matematiksel tasarımla “Ol” emriyle var eden Mutlak Programlayıcı’nın (Allah’ın) maddeye kazıdığı sarsılmaz nizamın birer tecellisidir.
Biz mühendisler, kablonun içindeki elektronları kendi irademizle yönettiğimizi sanırız. Oysa yaptığımız tek şey, O’nun maddeye koyduğu ilahi yazılımın ve fizik kanunlarının sınırları içinde hareket etmektir.
Mustafa Fazlıoğlu – Elektrik Mühendisi

