Elektrik Tesisatlarında Proje Şartı Sahada Krize Dönüşüyor

18 Ağustos 2026 itibarıyla elektrik tesisatlarının periyodik kontrollerinde yeni mevzuat düzeni tüm yönleriyle uygulanıyor. Zorunlu rapor formatları, proje şartı, yetkili personel ve yıllık kontrol yükümlülüğü işletmelerin gündeminde.

İSTANBUL – elektrikhaber.com / İşyerlerindeki elektrik tesisatlarının güvenliği açısından kritik öneme sahip İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği, elektrik tesisatlarının periyodik kontrollerinde önemli yükümlülükler getirirken, 2025 yılında başlayan yeni raporlama sistemi 2026 itibarıyla sahadaki uygulamanın en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi.

Yönetmelik kapsamında elektrik tesisatı, topraklama tesisatı, yıldırımdan korunma tesisatı ve ilgili elektrik sistemlerinin periyodik kontrolleri belirli teknik kriterlere göre gerçekleştiriliyor. Standartlarda farklı bir süre öngörülmemişse tesisat kontrollerinde azami periyodik kontrol süresi bir yıl olarak uygulanıyor.

“RAPOR FORMATLARI ARTIK ZORUNLU”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan elektrik tesisatı periyodik kontrol rapor formatları 1 Eylül 2025 itibarıyla zorunlu hale getirildi.

Bakanlığın belirlediği kapsam içerisinde;

*Elektrik tesisatı gözle kontrol ve fonksiyon testleri,

*Alçak gerilim topraklama tesisatı,

*Yıldırımdan korunma tesisatı,

*Yangın algılama ve uyarı sistemleri,

*1–36 kV transformatörlerin gözle kontrol ve topraklama işlemleri, için ayrı rapor formatları ve kontrol kriterleri oluşturuldu.

1 Eylül 2025’ten itibaren eski rapor formatlarının kullanılmasına son verilirken, yeni formatların şekil ve içerik bakımından eksiksiz kullanılması zorunlu hale getirildi.

Bu düzenleme ile amaçlanan, farklı firmalar ve kontrol kuruluşları tarafından hazırlanan raporlar arasındaki teknik farklılıkları azaltmak ve kontrollerde ortak bir standart oluşturmaktı.

“ELEKTRİK TESİSATINDA “PROJE” ŞARTI”

Yeni dönemin en fazla tartışılan konularından biri ise elektrik tesisatlarının periyodik kontrolünde tesisat projesinin aranması oldu.

Yönetmelikte yer alan düzenleme doğrultusunda elektrik, topraklama ve yıldırımdan korunma tesisatlarının kontrolünde tesisat projesinin bulunması önem taşıyor.

Ancak özellikle eski sanayi tesisleri, fabrikalar, atölyeler ve yıllar içerisinde çok sayıda tadilat geçirmiş işletmelerde önemli bir sorun ortaya çıkıyor:

Tesisat var, elektrik var, üretim devam ediyor; ancak tesisatın güncel ve uygulanmış halini gösteren proje yok.

Sektör temsilcilerinin sahadaki gözlemleri, bu durumun periyodik kontrollerin gerçekleştirilmesinde ciddi darboğazlar oluşturduğunu gösteriyor. Elektrikhaber.com’un 16 Ağustos 2026 tarihli değerlendirmesinde de eski tesislerde onaylı projelere ulaşılamaması ve mevcut projelerin yapılan tadilatları yansıtmaması nedeniyle “proje çıkmazı” yaşandığına dikkat çekilmişti.

“PROJE YOKSA KONTROL DE YOK” ÇIKMAZI

Sahadaki temel sorun şu noktada düğümleniyor:

Periyodik kontrolün temel amacı mevcut elektrik tesisatının güvenli olup olmadığını, standartlara uygunluğunu ve çalışanlar açısından risk oluşturup oluşturmadığını belirlemek.

Ancak tesisatın geçmiş yıllarda yapılan değişikliklerini göstermeyen eski bir proje ile mevcut tesisatın karşılaştırılması, teknik açıdan ciddi sorunlar doğurabiliyor.

Öte yandan hiç projesi bulunmayan eski tesislerde işverenin yeniden proje hazırlatması gerekiyor.

Bu durum özellikle binlerce metrekarelik üretim tesislerinde hem zaman hem de ciddi bir maliyet oluşturabiliyor.

Mevcut uygulamanın bazı eski yapılarda denetim sürecini fiilen kilitleyebildiğine dikkat çekilmiş ve onaylı projenin bulunmadığı durumlarda güncel tek hat şemalarının değerlendirmeye alınabileceği alternatif bir model önerilmişti.

“TOPRAKLAMA VE YILDIRIMDAN KORUNMA DA KAPSAMDA”

Elektrik tesisatı kontrolleri yalnızca kablo, pano ve devrelerin incelenmesiyle sınırlı değil.

Topraklama tesisatı ve yıldırımdan korunma sistemleri de periyodik kontrol kapsamında bulunuyor.

Yıldırımdan korunma sistemlerinde TS EN 62305 serisi standartları başta olmak üzere ilgili standartların dikkate alınması gerekiyor.

Bu noktada özellikle “paratoner” olarak adlandırılan sistemlerin teknik olarak doğru tanımlanması, yakalama uçları, iniş iletkenleri, topraklama ve risk değerlendirmesi gibi unsurların bir bütün olarak ele alınması önem taşıyor.

Mevcut rapor formatlarında yıldırımdan korunma sistemlerine ilişkin terminoloji ve uygulama sorunlarının da sektör tarafından tartışıldığı görülüyor.

“SADECE ÖLÇÜM YAPMAK YETERLİ DEĞİL”

Yeni sistemin en önemli mesajlarından biri de periyodik kontrolün yalnızca birkaç elektriksel ölçümden ibaret olmadığı.

Kontrol sürecinde; gözle kontrol + ölçüm + fonksiyon testi + proje karşılaştırması + standartlara uygunluk + raporlama bir bütün olarak değerlendiriliyor.

Dolayısıyla yalnızca topraklama direncinin ölçülmesi veya birkaç panonun kontrol edilmesi, tesisatın tamamının güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Bu nedenle periyodik kontrol raporlarının teknik içeriği, sahadaki gerçek durumu doğru biçimde ortaya koyacak şekilde hazırlanmak zorunda.

“ASIL HEDEF: DENETİMSİZ TESİS BIRAKMAMAK”

Yeni düzenlemenin amacı işyerlerinde elektrik güvenliğini artırmak.

Ancak 2026 yılında sahadan gelen değerlendirmeler, mevzuatın hedefi ile uygulama arasında bazı sorunlar bulunduğunu ortaya koyuyor.

Özellikle projesi bulunmayan eski tesislerin kontrol dışı kalması, düzenlemenin çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.

Çünkü elektrik güvenliği açısından en riskli tesislerden bazıları, çoğu zaman en eski ve en fazla değişikliğe uğramış tesislerdir.

Bu nedenle sektörün beklentisi, mevzuatın temel güvenlik amacından taviz verilmeden, projesiz veya güncel projesi bulunmayan tesisler için uygulanabilir bir geçiş ve dokümantasyon modeli oluşturulması.

“ELEKTRİK GÜVENLİĞİNDE YENİ SINAV”

18 Ağustos 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: Türkiye’de elektrik tesisatlarının periyodik kontrol sistemi artık yalnızca “ölçüm yap ve rapor düzenle” anlayışıyla yürümüyor.

Proje, standart, yetkinlik, ölçüm, fonksiyon testi ve raporlama artık aynı güvenlik zincirinin parçaları.

Ancak bu zincirin en zayıf halkası, projesi bulunmayan veya güncel olmayan tesisatlar olmaya devam ediyor.

Sektör açısından önümüzdeki dönemin en önemli sorusu ise şu:

Projesi olmayan tesisleri denetim dışına mı bırakacağız, yoksa mevcut tesisatı gerçek anlamda güvenli hale getirecek uygulanabilir bir mühendislik modeli mi oluşturacağız?

Çünkü elektrik güvenliği, yalnızca yönetmelikte yazılı bir madde değil; doğrudan can güvenliği, yangın güvenliği, üretim sürekliliği ve iş sağlığı ve güvenliği meselesidir.

www.elektrikhaber.com Haber Merkezi