Diploma Değil, Bilgi Olmalı: Türkiye’de Elektrik Mühendisliğinin Dönüşen Perspektifi
Mustafa FAZLIOĞLU / Elektrik Mühendisi / İ.T.Ü
Türkiye’de mühendislik eğitimi, uzun yıllardır “diploma odaklı” bir statü sembolü ile “bilgi odaklı” bir yetkinlik arayışı arasında sıkışmış durumda. Özellikle elektrik mühendisliği gibi teknolojinin kalbinde yer alan bir disiplinde, duvarda asılı olan o kağıt parçasının gerçek dünyadaki karşılığı her geçen gün daha fazla sorgulanıyor.
Peki, Türkiye’deki mevcut perspektif neden değişmek zorunda?
“ Teorik Prangalar ve Sektörel Gerçeklik”
Türkiye’deki birçok üniversite, hala 80’li yılların müfredat yoğunluğuyla eğitim veriyor. Öğrenciler karmaşık diferansiyel denklemleri çözmekte uzmanlaşırken, sahaya indiklerinde bir trafo merkezinin işletilmesi veya bir akıllı şebeke (smart grid) mimarisi karşısında bocalayabiliyorlar.
- Sorun: Teorik bilginin pratikle harmanlanamaması.
- Çözüm: Diplomanın sunduğu “unvandan” ziyade, problemleri çözebilecek “bilgi setine” odaklanmak.
“ Mühendislikte “Unvan” Enflasyonu”
Son yirmi yılda açılan çok sayıda mühendislik fakültesi, piyasaya ciddi bir mezun arzı sağladı. Ancak niceliksel bu artış, nitelikle desteklenmediğinde diplomanın piyasa değeri düşüyor. İşverenler artık adayın hangi okuldan mezun olduğundan ziyade;
- Hangi yazılımlara (Matlab, AutoCAD, PSpice vb.) hakim olduğuna,
- Proje yönetme kabiliyetine,
- Sektörel standartlara (IEC, IEEE) ne kadar aşina olduğuna bakıyor.
“ Teknoloji Kaçınılmaz Bir Hızla Dönüşüyor”
Elektrik mühendisliği artık sadece kablolar ve motorlar demek değil. Türkiye’nin enerji vizyonu; yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve otomasyon üzerine kurulu. Bu alanlarda başarılı olmak için diplomanın verdiği temel yetmez; sürekli güncellenen “yaşayan bir bilgi” gerekir.
Unutulmamalıdır ki: Mühendislik, sadece bir okul bitirme işi değil, bir “problem çözme” sanatıdır. Bilginin olmadığı yerde, diploma sadece bir giriş biletidir; içeride kalmanızı sağlayan ise yetkinliğinizdir.
“ Zihniyet Devrimi Şart”
Türkiye’de elektrik mühendisi adaylarının ve mevcut mühendislerin, diplomayı bir “son durak” değil, bir “başlangıç noktası” olarak görmesi gerekiyor. Bilgi, dijitalleşen dünyada en büyük sermayedir. Sektörün ihtiyacı olan şey; imza yetkisi olan diploma sahipleri değil, o imzayı teknik bir vizyonla birleştiren gerçek uzmanlardır.
“Diploma kapıyı açar, ancak içeride sizi bilgi tutar.”
