Elektrik Mühendisi Mustafa Fazlıoğlu, İstanbul’da yaşanan sel ve elektrik akımına kapılarak meydana gelen can kaybına dikkat çekerek, elektrik tesisatlarının denetimi, kaçak akım koruma sistemleri ve altyapı güvenliğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Fazlıoğlu, “Mühendisliğin gerçek başarısı, yalnızca çalışan bir sistem kurmak değil, insan hayatını korumaktır” dedi.
İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların ardından yaşanan su baskınları ve elektrik kaynaklı can kaybı, kent altyapısının güvenliğini yeniden gündeme getirdi. Elektrik Mühendisi Mustafa Fazlıoğlu, olayın yalnızca meteorolojik koşullar açısından değil, elektrik tesisatları, koruma sistemleri ve olası ihmal zinciri bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Su Ve Elektrik Bir Araya Geldiğinde Risk Ölümcül Olabilir
Elektrik sistemlerinde güvenliğin temel unsurunun, arıza durumunda insan hayatını koruyacak önlemlerin eksiksiz uygulanması olduğunu ifade eden Fazlıoğlu, su birikintilerinin yakınındaki hasarlı kabloların, yalıtımı bozulmuş ekipmanların ve yetersiz koruma sistemlerinin ciddi tehlike oluşturabileceğine dikkat çekti.
Fazlıoğlu, “Bir su birikintisinin elektriksel açıdan tehlikeli hâle gelmesi için suyun kendisinin elektrik kaynağı olması gerekmez. Arızalı bir kablo veya elektrikli ekipman, çevredeki suyu ölümcül bir risk unsuruna dönüştürebilir. Bu nedenle olay yerindeki elektrik tesisatı, topraklama sistemi, kaçak akım koruma düzenleri ve otomatik enerji kesme mekanizmaları ayrıntılı biçimde incelenmelidir” dedi.
Olası İhmal Teknik Ve Hukuki Yönleriyle Araştırılmalı
Yaşanan can kaybının ardından sorumlulukların somut bulgular üzerinden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Fazlıoğlu, elektrik tesisatının mülkiyeti ve işletilmesi, bakım kayıtları, denetim raporları ve acil müdahale süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Fazlıoğlu, “İhmal olup olmadığına, kimin hangi sorumluluğu taşıdığına teknik inceleme ve hukuki soruşturma sonucunda karar verilmelidir. Ancak insan hayatını ilgilendiren böyle bir olayda, yalnızca kazanın nasıl meydana geldiğini değil, mevcut güvenlik önlemlerinin neden yeterli olup olmadığını da araştırmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Elektrik Altyapısında Denetim Ve Koruma Şart
İstanbul’da sel riski bulunan bölgelerde elektrik güvenliğinin öncelikli bir başlık olması gerektiğini belirten Fazlıoğlu, şu önlemlere dikkat çekti:
- Elektrik tesisatları, dış ortam aydınlatmaları, otoparklar, alt geçitler ve su baskını riski bulunan alanlar düzenli olarak denetlenmeli.
- Topraklama sürekliliği, yalıtım direnci ve kaçak akım koruma düzenlerinin çalışma performansı uygun testlerle doğrulanmalı.
- Elektrik panoları ve bağlantı noktalarının suya karşı koruması kontrol edilmeli; tespit edilen eksiklikler giderilene kadar takip edilmeli.
- Şiddetli yağış sırasında tehlikeli alanlar erişime kapatılmalı, gerekli durumlarda yetkili ekipler tarafından elektrik güvenli biçimde kesilmeli.
- Yağmur suyu drenajı ile elektrik altyapısı birlikte planlanmalı; riskli bölgeler için erken uyarı ve acil müdahale sistemleri oluşturulmalı.
Fazlıoğlu, sel sularının çekilmesinin bir alanın elektrik açısından güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirterek, gerekli kontroller yapılmadan bu alanların yeniden kullanıma açılmaması gerektiğini vurguladı.
“Mühendisliğin Başarısı İnsan Hayatını Korumaktır”
Elektrik Mühendisi Mustafa Fazlıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yağmurun ne zaman ve ne şiddette yağacağını her zaman kontrol edemeyebiliriz. Ancak bilinen riskleri azaltabilir, tesisatları güvenli hâle getirebilir ve insan hayatını koruyacak sistemleri önceden kurabiliriz. Her elektrik kazasından sonra yalnızca arızayı değil, güvenlik zincirinin hangi halkasının çalışmadığını da araştırmalıyız.
Bir çocuğun su birikintisine basarken hayatını kaybetmesi, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken ağır bir sorumluluktur. Bu acıyı siyasi tartışmaların malzemesi yapmak yerine, olayın bütün teknik ve idari yönleri aydınlatılmalı, varsa ihmaller ortaya çıkarılmalı ve benzer faciaların önüne geçilmelidir.
Mühendisliğin gerçek başarısı, yalnızca çalışan bir sistem kurmak değil, insan hayatını korumaktır. Önce insan hayatı, önce güvenlik, önce sorumluluk!”

