Kâinatın Büyük Yazılımı Ve İnsanın Sınırı

Bir elektrik mühendisi olarak yıllarca görünmeyen akımların izini sürdüm. Elektronları göremedik ama ışığın yanışından, motorun dönüşünden varlıklarını anladık. Frekansı ölçtük, enerjiyi yönettik, sistemler kurduk. Fakat zamanla şunu fark ettim: Biz enerjinin nasıl aktığını öğrendik ama bu muazzam düzenin kaynağını anlamak için hâlâ yolun başındayız.

Atomdan galaksilere kadar kâinat, matematiksel dengeler ve fiziksel yasalarla işliyor. İnsan bu düzeni keşfediyor, formüllere dönüştürüyor ve teknoloji üretiyor. Ancak keşfetmek yaratmak değildir. Elektriği keşfettik ama yaratmadık; frekansı ölçtük ama kaynağı olmadık. Benim için bu kusursuz nizam, Allah’ın sonsuz kudretinin bir tecellisidir.

İnsan bedenini bir donanım, DNA’yı biyolojik bir bilgi sistemi olarak düşündüğümüzde, karşımıza çok daha derin bir soru çıkıyor: İnsanı yalnızca biyolojik ve elektriksel süreçlerle açıklayabilir miyiz? Benim cevabım hayır. Çünkü insan yalnızca etten, kemikten ve sinir ağlarından ibaret değildir; ruhu, vicdanı, iradesi ve Allah’ın kendisine verdiği emaneti vardır.

Bugün yapay zekâ milyarlarca veriyi işliyor, 5G iletişimi hızlandırıyor, Toplum 5.0 insan merkezli bir gelecek tasarlıyor. Zihin 2.0 ile insanın sınırlarını genişletmeye çalışıyoruz. Ancak teknoloji geliştikçe şu soruyu daha yüksek sesle sormalıyız: İnsan kendi ürettiği teknolojinin gücünü yönetebilecek vicdana sahip mi?

Çünkü veri başka şeydir, mana başka. Yapay zekâ sevgiyi tarif edebilir ama bir annenin evladına duyduğu sevginin manasını yaşadığını söyleyemez. İnsan frekansı ölçebilir ama vicdanının hangi frekansta olduğunu ancak kendi iç muhasebesiyle anlayabilir.

İnsanın yolculuğunu Vav ve Elif harflerinde görüyorum. Vav, anne rahmindeki başlangıcımızı, teslimiyeti ve secdeyi; Elif ise doğruluğu, kıyamı ve hakikate yönelişi hatırlatıyor. İnsan dünyaya Vav gibi eğilerek gelir, hayatın sınavlarından geçer ve Elif gibi dimdik durmayı öğrenir. Fakat gerçek dik duruş kibir değil, Allah’ın huzurunda haddini bilmektir.

Kur’an bize aklımızı kullanmayı, kâinatı okumayı ve yaratılış üzerinde düşünmeyi öğütler. Akıl arar, bilim keşfeder, vahiy yol gösterir. İnsan bütün bunları birbirinden kopardığında bilgiyi büyütür ama hikmeti kaybedebilir.

Yıllarca elektrik devrelerini inceledim. Bugün daha iyi anlıyorum ki insanın en büyük kısa devresi elektrik panolarında değil, vicdanında meydana geliyor. Bağlantı koparsa akım kesilir; insanın merhamet, adalet ve imanla bağı koparsa hayatın anlamı da zayıflar.

Unutmayalım; insan elektriği keşfedebilir, yapay zekâyı üretebilir, evrenin sırlarını araştırabilir. Ama kendisini var eden Allah’ın kudretini kendi ürettikleriyle ölçemez.

Bizler bu sonsuz evrenin içinde Vav misali eğilerek Elif’in hakikatine ulaşmaya çalışan yolcularız.

Çünkü akım ışığı yakar, bilgi zihni aydınlatır; fakat insanın karanlığını ancak hakikat aydınlatır.

Mustafa Fazlıoğlu
Elektrik Mühendisi – ElektrikHaber.com Genel Yayın Yönetmeni