“Türkiye’nin Asıl Sorunu İşsizlik Değil, Nitelikli Teknik Eleman Eksikliğidir”

İSTANBUL – Türkiye’nin sanayideki rekabet gücünü artırması ve “nitelikli üretim” hedeflerine ulaşabilmesi için mesleki eğitim sisteminde köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirten Elektrik Mühendisi Mustafa Fazlıoğlu, mesleki eğitimin mevcut durumuna ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu.

Uzun yıllardır elektrik mühendisliği alanında saha deneyimi ve teknik koordinasyon çalışmalarını sürdüren Fazlıoğlu, sanayicinin en büyük engelinin sermaye veya pazardan ziyade “nitelikli ara eleman” olduğunu ifade etti.

“Üniversite Diploması, Mesleki Eğitimin Önüne Geçmemeli” Gençlerin ve ailelerin, mesleki eğitim yerine üniversiteyi “tek seçenek” olarak görmesinin yarattığı istihdam karmaşasına dikkat çeken Mustafa Fazlıoğlu şunları söyledi: “Bundan yıllar önce bir gence ‘altın bileziği kolunda’ dediğimizde, onun teknik bir branşta yetkinlik kazandığını anlardık. Bugün ise vasıfsız bir üniversite diploması arayışı, mesleki eğitimin prestijini düşürdü. Bunun sonucunda, sanayide ihtiyaç duyulan kalifiye teknikerler yetişmediği gibi, üniversite mezunu mühendislerimiz de saha ile ofis arasında sıkışarak verimsiz bir istihdam döngüsüne giriyor.”

Sanayici Kendi Okulunu Kurmak Zorunda Kalıyor Meslek liselerinin müfredatının teknolojik gelişmelerin gerisinde kalmasına değinen Fazlıoğlu, sanayicinin çözümü kendi bünyesinde aramak zorunda kaldığını belirtti. Fazlıoğlu, “Tekstil, elektrik, otomotiv ve makine sanayii gibi lokomotif sektörlerimizde, sanayicilerimiz kendi okullarını açarak ara eleman yetiştirme yoluna gitmek zorunda kalıyor. Bu durum, eğitim sistemimizin sanayi ihtiyaçlarını karşılamakta yaşadığı kopukluğu net bir şekilde ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm: Kültürel Dönüşüm ve Ortak Akıl” Türkiye’nin küresel rekabette öne geçmesi için mesleki eğitimin sadece bir okul meselesi değil, bir devlet ve toplum meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Mustafa Fazlıoğlu, çözüm önerilerini şu başlıklarla özetledi:

  • Algı Değişimi: Mesleki eğitimin “ikinci sınıf” bir seçenek değil, prestijli bir kariyer yolu olarak toplum nezdinde yeniden konumlandırılması.
  • Sektörel İş Birliği: Eğitim programlarının; meslek odaları (EMO gibi), sivil toplum kuruluşları ve sanayicilerin dahil olduğu bir “ortak akıl” ile saha gerçeklerine göre güncellenmesi.
  • Uygulama Odaklı Eğitim: Teorik eğitimin yanı sıra, güncel teknolojilerin (yapay zeka, IoT, endüstriyel otomasyon) merkezde olduğu, yoğun laboratuvar ve saha uygulamalı eğitime geçiş.

Mustafa Fazlıoğlu, açıklamalarını “Türkiye’nin kalkınması için ihtiyacımız olan; sadece diploma sahibi gençler değil, bilginin pratiğe döküldüğü, liyakatli, teknik becerisi yüksek insan kaynağıdır. ‘Meslek Lisesi Memleket Meselesi’ sloganını, gerçek bir teknik kültür inşa ederek taçlandırmalıyız” sözleriyle tamamladı.