Doğru Soru Paratoner Değil, Mühendislik Metodu

YILKOMER İş Geliştirme Direktörü Can Çapa, yıldırımdan korunma sistemlerinde tasarımın yalnızca yakalama ucu seçimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, IEC 62305 standardı kapsamında “Yuvarlanan Küre Metodu”nun önemine vurgu yaptı.

Yıldırımdan korunma sistemleri, yapıların güvenliği açısından yalnızca çatı üzerine yerleştirilen yakalama uçlarından ibaret değil. Can Çapa, yıldırımdan korunmada asıl sorunun “aktif paratoner mi, pasif yakalama ucu mu?” şeklinde sorulmaması gerektiğini belirterek, tesisin hangi standarda ve hangi mühendislik metoduna göre tasarlandığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Çapa’nın değerlendirmesine göre, IEC 62305 kapsamında dış yıldırımdan korunma tasarımında kullanılan en önemli yöntemlerden biri olan Yuvarlanan Küre Metodu (Rolling Sphere Method), yıldırımın yapıya ulaşabileceği muhtemel noktaların geometrik olarak belirlenmesine ve bu noktaların uygun yakalama elemanlarıyla güvence altına alınmasına imkân sağlıyor.

“Koruma seviyesi kürenin yarıçapını belirliyor”

Yuvarlanan Küre Metodu’nda kürenin yarıçapı, yapının belirlenen Yıldırımdan Korunma Seviyesine (LPL) göre değişiyor. Buna göre;

  • LPL I: 20 metre
  • LPL II: 30 metre
  • LPL III: 45 metre
  • LPL IV: 60 metre

Kürenin yapı ve yakalama sistemi üzerinde geometrik olarak yuvarlatılmasıyla temas edebildiği noktalar, yıldırım darbesinin ulaşabileceği kritik bölgelerin belirlenmesinde kullanılıyor.

“Yapının tamamı bir bütün olarak değerlendirilmeli”

Can Çapa, bu yaklaşımın özellikle karmaşık geometrilere sahip yapılarda önemli avantaj sağladığına dikkat çekiyor. Tasarım sırasında yalnızca bina yüksekliğinin veya bir yakalama ucunun nominal koruma alanının dikkate alınmasının yeterli olmadığını belirten Çapa; farklı çatı kotları, bina çıkıntıları, mekanik ekipmanlar, antenler, metal konstrüksiyonlar, güneş enerji sistemleri, tanklar ve proses ekipmanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu yaklaşım, yıldırımdan korunma sisteminin binanın gerçek geometrisi ve tesis içerisindeki ekipmanlarla birlikte ele alınmasını sağlıyor.

1 Eylül 2025 sonrası periyodik kontroller de önem kazandı

YILKOMER tarafından paylaşılan değerlendirmede, 1 Eylül 2025 sonrası periyodik kontrol süreçlerine de dikkat çekiliyor. Periyodik kontroller sırasında artık sadece sistemin varlığının değil, tasarım metodu ve teknik uygunluğunun da değerlendirilmesinin önem taşıdığı belirtiliyor.

Çapa’nın mesajı ise net: Yıldırımdan korunma, çatının üzerine birkaç yakalama ucu yerleştirmekten ibaret değil; yıldırım riskinin mühendislik hesaplarıyla yönetilmesini gerektiren bütüncül bir güvenlik yaklaşımı.

IEC 62305 standardına uygun tasarım ve Yuvarlanan Küre Metodu ile yapılacak doğrulama, yıldırımdan korunma sistemlerinin gerçek yapı geometrisi ve riskleri üzerinden değerlendirilmesinde önemli bir mühendislik aracı olarak öne çıkıyor.

www.elektrikhaber.com haber merkezi / Mustafa FAZLIOĞLU