İş Ekipmanlarında Periyodik Kontrol Çıkmazı: Elektrik Mühendisleri Sahada Çözüm Bekliyor
Mustafa FAZLIOĞLU Elektrik Mühendisi
“İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği” kapsamında yürütülen elektriksel periyodik kontroller, 01 Eylül 2025 tarihi itibarıyla yeni bir döneme girmişti. Ancak bu tarihten itibaren zorunlu hale getirilen yeni raporlama formatı ve saha uygulama esasları, meslektaşlarımız arasında ciddi bir kaosa ve teknik çıkmaza yol açmış durumdadır. Sahadaki gerçeklerle bağdaşmayan düzenlemeler, iş güvenliğini artırmak yerine bürokratik bir engel haline gelmeye başlamıştır.
Sahada Uygulanamayan “01 Eylül” Kriterleri
Yeni düzenleme ile getirilen rapor formatlarının saha testlerinde tam karşılık bulmaması, elektrik mühendislerinin en büyük sorunudur. Özellikle mevcut işletmelerin altyapı yetersizlikleri, enerji kesintisi yapılamayan kritik tesislerdeki ölçüm zorlukları ve yönetmeliğin talep ettiği detaylı veri girişlerinin sahadaki fiziksel imkanlarla örtüşmemesi, hazırlanan raporların niteliğini tartışmaya açmaktadır. Teoride istenen “mükemmel veri”, sahadaki “tozlu panolar ve kesintisiz enerji” gerçeğine çarpmaktadır. Zorunlu raporlardaki teknik uygunsuzluklar sahadan gelen bilgiler dahilinde net bir şekilde ortaya konulmuştur.
Raporlarda öne çıkan başlıca sorunlar şunlardır:
Veri Giriş Karmaşası: EKİPNET üzerinden yapılan girişlerde, sahadaki test cihazlarından alınan verilerin yazılımla tam entegre olmaması.
Hatalı Algoritmalar: Bazı otomatik hesaplama yöntemlerinin, mühendislik disipliniyle çelişen sonuçlar üretmesi.
Sorumluluk Belirsizliği: Raporda istenen ancak kontrolü mühendisin yetki alanı dışında kalan yapısal unsurların zorunlu tutulması.
Ücret Politikalarındaki Haksızlık ve Haksız Rekabet
Bir diğer can alıcı nokta ise periyodik kontrol rapor ücretleridir. Mühendislik emeğinin ve kullanılan yüksek maliyetli test cihazlarının kalibrasyon giderlerinin görmezden gelindiği bir piyasa oluşmuştur. Kamuoyunda “evrakçılık” olarak algılanan bu hayati kontrol süreci, maalesef serbest piyasada etik olmayan fiyat rekabetine kurban edilmektedir.
Çözüm Önerimiz:
Yaşanan bu tıkanıklığın aşılması için acilen şu adımlar atılmalıdır:
Yönetmelik ve Rapor Revizyonu: 1 Eylül 2025’te yürürlüğe giren kriterler, saha gerçeklerine (enerji sürekliliği, tesis yaşı vb.) göre mühendis odalarının görüşü alınarak derhal revize edilmelidir.
Dijital Entegrasyon: Bakanlık rapor sistemi, teknik hatalardan arındırılmalı ve EMO denetimi ile entegre çalışmalıdır.
Adil Ücret Tarifesi: Mesleki sorumluluk sigortasını da kapsayan, mühendislik onuruna yaraşır bir merkezi taban fiyat uygulamasına geçilmelidir.
Denetim Mekanizması: Raporların içeriği sadece şekilsel değil, teknik açıdan da bağımsız kurullar (EMO vb.) tarafından örnekleme yöntemiyle denetlenmelidir.
Unutulmamalıdır ki; kâğıt üzerinde mükemmel görünen ancak sahada karşılığı olmayan her madde, iş kazalarına davetiye çıkarmaktır. Bizler imza atmak için değil, yaşatmak için denetlemek istiyoruz. Mesleki onurumuzu ve toplumun can güvenliğini korumak adına bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
www.elektrikhaber.com haber merkezi / Mustafa FAZLIOĞLU

