Sektörün Nabzı: Türkiye Elektrik Malzemeleri Piyasasına Bir Bakış; Sektörel İşleyiş ve Genel Analiz

Mısırlıoğulları Mühendislik Genel Müdürü Elk. Müh. (İ.T.Ü.) Sedat MISIR, Türkiye elektrik malzemeleri piyasasının son 51 yıllık serüvenini masaya yatırdı. Sektörün yapısal sorunlarına ve küreselleşmenin getirdiği tehditlere dikkat çeken MISIR, acil önlem alınması gerektiği konusunda uyardı.

Elektrik malzemelerinin üretim-tüketim noktaları arasındaki son otuz beş yıllık sürecin gözlenmesi, piyasanın kurallaşmış ve oturmuş bir yapıdan uzak, yüzeysel bir değerlendirmeyle işlediğini ortaya koyuyor. İmalatçılar, tellallar, komisyoncular ve spotçular sıralamasında şekillenen elektrik piyasasında; tüm özel-tüzel kişi ve kuruluşlar “satıcılar sektörü”, serbest mühendis ve 507 sayılı yasaya bağlı teknisyen-teknikerler ile ticaret odasına bağlı kurumlar ve son tüketiciler ise “alıcı sektör” olarak nitelendiriliyor.

Son tüketici konumundaki alıcıların mağduriyetlerini ve geçmişten ders çıkararak geleceğe yön vermeyi amaçlayan bu analiz, hem kişisel hem de ulusal menfaatler açısından kritik kriterleri gözler önüne seriyor.

“Değişen Tüketim Alışkanlıkları ve Küçük Tüketicinin Yok Oluşu”

Malzeme üretim-tüketim noktaları arasında gerçekleştirilen analizler, sektörün kronikleşen yapısını gözler önüne seriyor. Genel görünümde ilk on yıllık süreç ülkemizdeki dağınık konut ve iş yeri inşaatlarını kapsarken, ikinci yirmi yıllık süreçte tüketim sahası nitelik değiştirmiştir. Toplu konut ve Organize Sanayi Bölgeleri projelerinin ağırlık kazanması, küçük tüketicileri minimize hacimlerde kalıp adeta yok olma noktasına getirmiştir.

Bu durum, memleketimizdeki ekonomik dengesizlik ve enflasyon etkisiyle değişken boyutlara erişmiş; üretim ve tüketim sahaları daralırken, bunların yerine finansal kurum ve kuruluşların daha büyük paralar kazandığı bir yapı egemen olmuştur.

“Türkiye elektrik piyasasında münferit küçük esnaf sanatkâr toplumu, yerini elektrik sanayi sektöründeki büyük üretici veya bayi adı altındaki kurumlaşmış belli şirketlerin aşırı büyümesine terk etmek zorunda kalmıştır. Bu durum, esas konu edilen hizmet mekanizmasındaki söz sahibi olması doğal hakkı olan meslek erbabı gerçek kişileri yok etmiştir.”

“Ne Aldın Ne Sattın” Sorumluluğunu Bilmeyenlerin İstilası

Malzeme piyasası sektörü, günümüzde hiç meslekle ilgisi olmayan tellallar ve komisyoncuların egemenliği altına girmiştir. “Ne aldın ne sattın” sorumluluğunu dahi bilmeyen kişilerce adeta istila edilen sektörde, meslektaşlarımız azınlık şirketlerin esiri haline getirilmiştir.

Kablo, şalt, bakalit, PVC sektöründe gelişmiş azınlık şirketlerde bayilik vb. adlar altında işlev gören, biraz daha gösterişli gözüken ancak mesleki konumu ikinci plana bırakılan bir yapı ortaya çıkmıştır. Sektör; ağırlıklı pazarlama ve yüksek sirkülasyon esasına dayalı, işletici elemanlarla donatılmış özel ve tüzel kişi ve kuruluşlara bağımlı kalmıştır.

“2000’li Yılların Krizleri ve Dış Kaynaklı İstila”

İlk aşamada bu “mızraklara dokunmadan” çalışmalarını sağlayan küçük esnaf ve taahhüt firmaları değişik konumlarda filizlenmeye çalışmışsa da, ileri aşamada mutlak bir zulme uğramışlardır.

2000’li yıllarda ülkemizde oluşan ekonomik kriz sonucunda, öz kaynaklarıyla değil de çoğu kredilerle dönen bu monopol şirketler de “hasta adam” durumuna düşünce, Türkiye elektrik piyasası bazı dış kaynaklı şirketlerin işgaline uğramıştır.

Bu şirketlerin destekledikleri alt gruplar ise yüksek satış sağlamak ve bunlara aracı olmak çabasıyla spot piyasayı beslemiş; düzgün işleyen esnaf, sanatkâr ve tüccar camiasını zedelemişlerdir. Ayrıca bunlarla rekabet piyasası yaratma çabasında bulunan diğer bazı şirketler de;

  • TSE etiketsiz üretim,
  • Takma etiketli mallarla normlara uygun olmayan hammadde kullanımı,
  • Uzak Doğu malları pazarı gibi standart dışı değişik piyasalar oluşturmuştur.

“Meslek Erbabı Yerine Komisyoncular Devrede”

Belirtmeye çalıştığım durumlar çerçevesinde pratikte meslektaşlarımızın tüketimde son noktada oldukları, son noktada ise suistimal hale sokulmuş olup çoğu malzemeler sağlık, güvenlik, kayıp gibi durumlara elverişli olmayan bir hale getirilmiştir.

Hal böyle olunca esas, bu malzemelerle mesleği icra noktasında olan meslektaşlarımızın yerine komisyoncu ve tellalların girdiği varsayımı gerçekleşmiş; mesleki bilgi toplumunun varlığı hiçe sayılmış ve bilgi toplumu köle haline getirilmiştir.

“Çözüm Yolu: Denetim ve Yasalara Mutlak Uyum”

Sonuç olarak, resen oluşmuş aksak rekabet piyasası neticesinde elektrik malzeme piyasası sektörü, köklü mesleki eğitim görmüş kişilerin etkinliği gözetilmemesi sonucunda kontrol kabiliyetini kaybetmiştir. Ancak bu gidişatı düzeltebilmenin tek yolu; ISO, TSE, TEDAŞ, EMO gibi kuruluşlarla ilgililerin yasalar doğrultusunda kanunun mutlak emredici hükümlerine uymasının sağlanması ve olayların daha hassas gözlenmesidir. Sektörün geleceği için doğru, uygun ve yararlı olan tek çıkış yolu budur.

Kaynakça:

  • Prof. Dr. Hayri Domaniç (Türk Ticaret Kanunu Şerhi)
  • Prof. Dr. Besim Üstünel (Ekonominin Temelleri)
  • Prof. Dr. Nuri Çelik (İş Hukuku)